İsim koymak

Aşağıda çok güzel bir yazı var.

Çocuklarımıza koyacağımız isimlerin önemini açıklıyor.

Ben de eğer hayırlısıyla bir erkek çocuğum olursa adınıa “Salih” veya “Muhammed Mustafa” koymak istiyorum.

İnşallah.

Çocuklara isim koyarken dikkat edilecekler

Çocuklara isim koyma hadisesi, doğumunun haftasında ya da daha önce bir vakitte, çocuğun sağ kulağına ezan, sol kulağına kamet okunmasıyla birlikte gerçekleşir

Çocuklara isim koyma hadisesi, doğumunun haftasında ya da daha önce bir vakitte, çocuğun sağ kulağına ezan, sol kulağına kamet okunmasıyla birlikte gerçekleşir. Bu uygulamayı, Hz. Hasan doğduğunda Efendimiz (sav)’in Hz. Hasan’a yapmasıyla biliyoruz.
İnsanların evlenmesinin en temel gayelerinden biri, çocuk sahibi olmaktır. Peygamberimiz (sav)’ın deyişiyle çocuk: “Kalplerin meyvesi, gözlerin nuru” dur. Çünkü doğum büyük bir sevinç sebebidir. Efendimiz (sav), oğlu Hz. İbrahim’in doğum haberini getiren, Ebu Rafi’ye büyük hediyeler vermiş, bizim de doğum sonrası, hayırda bulunmamızı tavsiye etmiştir.

Böylesine önemli ve müjdeleyici bir varlığa isim konulurken de keyfi yaklaşımlardan uzak durup, Allah Resulünün tavsiyelerine kulak asmak zorundayız.

Peygamber Efendimiz (sav): “Siz, kıyamet günü kendi isimleriniz ve babalarınızın adları ile çağrılacaksınız. Bu sebeple isimlerinizi güzelleştiriniz” buyurmaktadır.
Çocuğa kim isim koyacak?

Dünyaya gelen çocuğa kimin isim vereceği o kadar önem arz etmese de İslam âlimleri, bu konularda görüşlerini bildirmişlerdir. Bu konuda öncelikli hak babaya aittir. Baba ölmüşse ya da onun izni dâhilinde bu hak anneye devredilebilir. Çocuğa isim verme hakkının anne tarafından kullanılmasının en güzel örneği, Efendimiz (sav)’dır. Ona Muhammed adını, annesi, annemiz Hz. Amine koymuş idi.
Tavsiye edilen isimler
Allah’a en sevimli gelen isim

Allah’ın güzel isimlerinin öncesine bir “abd” kelimesi getirerek çıkan terkib-i izafîyi çocuğa İsim olarak koymalıdır. Abdullah, Abdurrahman, Abdürrahim, Abdüssamed, Abdürrezzak, Abdüşşekûr gibi. Efendimiz (sav) İbni Mace’de geçen bir hadiste: “Allah’a göre isimlerin en sevimlisi Abdullah ve Abdürrahmân (adları)dır” buyurmuştur.
Peygamberlerin isimlerini koyunuz

Peygamberimizin ya da diğer peygamberlerden birinin adını, çocuklara isim olarak vermek güzel karşılanmıştır. Bu yolda hareket etmekle, o yüce şahsiyetlerin siretinin çocukta görülmesini arzu ve onun şahsında o peygamberin adının anılması ile manevî bir tecellinin ortaya çıkması umulmaktadır. Bu sebeple Resul-i Ekrem (sav) “Enbiyanın isimlerini (çocuklarınıza) koyunuz” buyurmuştur. Yaşantısıyla, Ashabının yaşantısı arasında en ufak bir fark bulunmayan Resulullah (sav), kendisinin oğlu dünyaya geldiğinde: “Bu gece benim bir oğlum dünyaya geldi. Ona (büyük) babam İbrahim aleyhisselamın adını koydum” diyerek sevincini ve ona verdiği ismi ashabına duyurmuştur. Bu hadisten öğrendiğimiz bir başka şey ise, Efendimizin çocuğuna doğumuyla aynı gün isim verdiğidir.
Hayra yormaya müsait isimler olmalıdır

Çocuklara konulacak isimler hayra yormaya müsait ve güzel çağrışımlar yapmaya elverişli isimler olmalıdır. Hasan, Hüseyin, Zeynep, Fatıma, Said, Selim, Abid, Nâci ve Sehil gibi.
Resulullah, beğenmediği isimleri değiştirirdi

Resulullah (sav), beğenmediği isimleri değiştirmiştir. Onlardan bir kaçını, sebepleriyle birlikte belirtelim: Asî ve Asiye isimlerini; Allah Teâlâ’ya itaatsizlik manası taşıdığı için değiştirmiştir. Aziz ismini; izzet ve ululuk Allah’a mahsus olduğu için, Hubab ismini; yılan cinsinden birinin adı olduğu için, Şihab ismini, ateşten bir yalının adı olduğundan dolayı; Afira ismini ise; çorak ve verimsiz araziye denildiği için değiştirmiş veya bu istikamette tembihte bulunmuştur.
Konulması caiz olmayan isimler

Allah’tan başkasına kulluk manası taşıyan isimlerin çocuklara verilmesi, uygun görülmemiştir. Abdüllât, Abdülmenât, Abdüluzza, Abdüşşems, Abdülkâbe, Abdünnebî ve Abdülvatan gibi…

Cenâb-ı Hakk’a mahsus isimleri, öncesine “abd” kelimesi eklenmeden çocuğa ad olarak koymak kesinlikle yasaklanmıştır: Hâlık, Rezzak, es-Samed gibi. Bu isimlerin konulması ittifakla haramdır.

Şeytana veya gayrimüslimlere mahsus bir ismi koymak: Han-nas, Ecda, Ebu Leheb ve Dallas gibi. Hz. Ömer (ra), Mesruk bin Ecda ile karşılaştığında ona: “Sen kimsin?” diye sormuş. O da: “Mesruk bin Ecda’yım” cevabını vermiş. Hak ile batılı ayırma konusunda büyük bir titizlik gösteren Hz. Ömer: “Ben, Resulullah’tan Ecda (adın)ın şeytan ismi olduğunu işittim” demiştir.

‘Berre’ ismi gibi nefsini temize çıkarmaya ve kendini üstün görmeye müsait bir isim koymak: İnsanlığın terbiyecisi olarak bulunan Peygamberimiz Efendimiz (sav): “Kendinizi temize çıkarmaya çalışmayınız. Allah, hanginizin iyiliğin ehli olduğunu daha iyi bilir” buyurmuştur .

Bir yanıt yazın